Köşebaşı lunaparkı
Bir lunaparkın seyrindeyim lunaparkta olmak değil lunaparkın kendisi olmak istiyorum Atlıkarıncalar eşliğinde güzel bebegim karşında oturup yüzüne bakmak istiyorum Nerede olsam tanırdım teninin içimi sızlatan kokusunu Yarım bir nefesti kulağıma ve ciğerime dolan Ne zordur ki gidilirken tutulamayan ellerin sahibi ve ellere sahip olmak Ne anlatırdı alnındaki yara ya da neden elim gitmezdi üstünden alışılmış yaşayıştan öte ilk tesadüf denk düşüş Üç tane çizgideydi bir yüzü yüz yapan ve onu elimin altına getirip okşatan şey Bir nefestir ki; ellerimi birbirine dolandırıp gözlerimi yaşlandıran Devrik bir cümleydi lügatımdaki yeri ellerindi bu ellerimden düşen sensiz bir yola Şehrim terkedildi ilk önceleri yavaş yavaş hissedilmeden, ardından beni kör eden bir sevginin önüne avuç içi kadar gözyaşı Fırsattan istifade öptüm seni uykuya dalmana beş dakika kala Ellerimdi bu ellerinden düşen bensiz bir yola